-
aşıklara ne diyem
ÂŞIKLARA NE DİYEM
Âşıklara ne diyem aşk haberinden şirin,
Aşk ile dinleyene aydayın birin birin.
Evvel yer gök yoğ iken var idi aşk bünyâdı,
Aşk kadimdir ezeli aşk getirdi ne varın.
Evvel ezel bezminde kim dost yüzün gördüyse,
Onun canıdır âşık sor ondan aşk haberin.
Aşkı hiçbir nesneye mesel bağlasam olmaz,
Dünyâda âhırette ne tutusar aşk yerin.
Emânettir sakıngıl aşk haberini zinhâr,
Oturup değme yerde söyleme aşkın sözün.
Sarrafların katında kaide şöyledürür,
Kadrin bilmez kişiye göstermedi gevherin.
Yunus’un havsalası aşkı ile dolmuşdurur,
Derdin saklayamadı keksiz söyler aşk dilin
YUNUS EMRE
-
ADIM ADIM İLERİ
Adım adım ileri,
Beş alemden içeri,
On sekiz bin hicabı,
Geçtim bir dağ içinde.
Yetmiş bin hicab geçtim,
Gizli perdeler açtım,
Ol dost ile buluştum,
Gördüm bir dağ içinde.
Gözler gibi görmedim,
Söz gibi söyleşmedim.
Musa gibi münacaat,
Ettim bir dağ içinde.
Gökler gibi gürledim,
Yeller gibi inledim,
Sular gibi çağladım,
Aktım bir dağ içinde.
Bir döşek döşemişler,
Nur ile bezemişler.
Dedim bu kimin ola,
Sordum bir dağ içinde.
Ayrılmadım pirimden,
Ayrılmadım şeyhimden,
Aşktan bir kadeh aldım,
İçtim bir dağ içinde.
Vardım ileri vardım,
Levhi elime aldım,
Ayetlerin okudum.
Yazdım bir dağ içinde.
Kalpten büyük dağ olmaz,
O Allaha doyulmaz.
Sohbetine kanılmaz,
Erdim bir dağ içinde.
Açtım Mekke kapısın,
Duydum o dost kokusun,
Erenlerin hepisin,
Gördüm bir dağ içinde
Yunus eydür: Gezerim,
Dost iledir pazarım,
O Allahın didarın,
Gördüm bir dağ içinde.
Yunus Emre
-
Yunus Emre Ben yürürüm yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne akılem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi.
Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost ilinden avareyim
Gel gör beni aşk neyledi
Yunus Emre (1238 -1320) yılları arasında yaşadığı tahmin edilen ve Anadolu da Türkçe şiirin öncüsü olan bir şair ve mutasavvıftır, yaşamına ilişkin belgeler sınırlıdır. Medrese eğitimi gördüğü, Arapça ve Farsça bildiği, İran ve Yunan mitolojisi ile tasavvuf ve tarihi incelediği sanılıyor. Vahdet-i vücut (varlık birliği) öğretisine ulaşan bir tasavvuf yorumunu benimsemiştir.
Gerçeğe, Tanrı'ya, evrensele, her şeyin özüne varmak için ''Şeriat-tarikat-marifet-hakikat'' olmak üzere dört bilgi düzeyi yöntem ayırt eder. Tasavvuf felsefesi ve görüşleri daha çok Bektaşilere yakındır. Şeyhi Taptuk Emre Sinan Ata'nın ardılıdır, Hacı Bektaş Veli'ye bağlıdır. Bir divanı vardır Risaletü'n Nushiye adlı 573 beyitlik şiiri ile şeriat kurallarının üstüne çıkar. Başlangıçtaki düz yazı metinde aklın ve insanın çeşitlerini anlatır. Şiirlerini Oğuz lehçesiyle ve çağının konuşma diliyle yazmıştır. Yaşamı, şiirleri, felsefesi üzerine çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Yunus Ernre üzerine Fuat Köprülü, Burhan Toprak, Abdülbaki Gölpınarlı, Sabahattin Eyüboğlu, Asım Bezirci, F. Kadri Timurtaş, Ahmet Kabaklı, Müjgan Cumbur, Abdurrahman Güzel, Mehmet Bayraktar ve Nezihe Araz gibi çeşitli araştırmacı yazarlar inceleme yapmışlardır.
Yunus Emre? Nereli? Nerede doğmuş, nerde ölmüş, nasıl yaşamış? Kime bağlı, Ne gören var, ne bilen, Hepsi karanlıkta. Yunus'un deyişiyle görenler, bilenler de, ne söylerler, ne bir haber verirler. Ama onlarca mezarı var, üstlerinde adı var, içlerinde kendi yok; Onlarca kitabı var, içlerinde adı var, kendinin kitabı yok. Ama o halkın, insanların gözdesi, soluğu, sesi, Anadoluyu insanlığı sarmış, kendi köyündeyse izinin tozu bile kalmamış; sözü alınmış, satılmış, divanlara birlikte katılmış; O güzel insan kim bilir hangi gurbet köşesinde dağarcığındaki şiiriyle birlikte ölmüş, toprağa katılmış belki ölümü üç günden sonra bile duyulmamış, ölüsü soğuk suyla yuyulmamıştır. Belki tersi olmuş. Bilen yok. Gören yok. Ama o varacağı yere ulaşmış.
Ama halkımız bu insanları kendi çocukları olarak benimsemiş, kişiliklerini, özünü, sözlerini kendi malı sayıp dilediği gibi evirmiş çevirmiştir. O ve halkın nerede söylediğini bilmek imkansız belki de gereksiz artık. "Anadolu da binlerce ağızdan söylenmiş ve söylenen bir Yunus korosu var'' ''En eski yazmalarda yok diye halkın ezberinde yaşayan, ister istemez yontulan, dil değiştiren şiirleri Yunus'un saymamak hiç de bilimsel bir davranış değildir'' En eski yazmalar Yunus'un ölümünden çok sonra derlenmiş, bu yazmalara Yunus'un diline, tutumuna, düşüncesine düpedüz aykırı şiirler de alınmış. Yeni belgeler arana dursun, biz Yunus'u anarken yazmalar kadar sözlü halk geleneğine de saygılı olmayı daha doğru buluyoruz. (S. Eyüboğlu, Yunus Emre sh: 20)ı
Teşekürler osman bu kadar değerli ve sevdiğim bir dahi olan yunus emre nin eserlerine kendi konularının bir tanesine eklemen beni ve benim gibi aynı duyguyu taşıyan insanlar sevinmiştir
osmanım okulda başarılısın nizip comda başarılı ailede başarılı
rabbim seni dünyanın enbüyük dağı olan EVEREST DAĞI gibi yükseklere taşısın saygılar
-
tşklr . şükrü zaman ayırıp okuduğun için. yunus emre hiçbirzaman zihinlerden silinmeyecek
-
ikinizede tşkler arkadaşlar...
-
asıl biz tşk. ederiz zaman ayırıp okudugun için