Tarihi Karkamış

Mayınlar 2014 yılından önce temizlenmek zorunda

admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.501
#2329
Ottawa Sözleşmesine göre Karkamış sınırındaki mayınların 2014 yılından önce temizlenmesi ve imha edilmesi gerekiyor. Fakat bazı sorunlar var... Kısaca Ottawa Sözleşmesi olarak da bilinen "Anti-Personel Mayınların Kullanımının, Depolanmasının, Üretiminin ve Devredilmesinin Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme", 4 Aralık 1997 tarihinde Ottawa’da (Kanada) imzaya açıldı, 1 Mart 1999’da yürürlüğe girdi. Türkiye Sözleşme’ye 2003 yılında taraf oldu. Sözleşme Türkiye açısından 1 Mart 2004’de yürürlüğe girdi</u . Sözleşme, taraf devletlere, stoklarındaki mayınların dört yıl, döşenmiş mayınların da en geç on yıl içerisinde sökülerek imha edilmesi yükümlülüğünü getirmektedir. Buna göre Türkiye sınırlarında bulunan mayınları en geç 2014 yılına kadar temizleyip yok etmek zorunda. . Mayınlı arazilerin büyük çoğunluğu ise 600 kilometrelik alanla Suriye sınırında yer almaktadır. Suriye sınırındaki mayınlı sahanın temizlenmesi için, 1975’te ve 1996’da iki defa Meclis araştırma komisyonları kuruldu ve her iki komisyonun düzenledikleri raporlarda bu sahaların mayınlardan temizlenerek tarıma açılması önerildi. . Suriye sınırında tarıma açılacak arazi 50 yıldır ekilip biçilmediği için dünyanın en verimli arazilerinden sayılıyor. Bu nedenle söz konusu araziye uluslararası ilgi büyük. Ayrıca tarihi kalesi ve antik kent harabeleriylede buranın turizm açısından önemi büyüktür. . Ancak temizleme işinde bazı sıkıntılar var. Bunlardan birincisi mayınlı bölgenin şifreli haritalarının kaybolduğu, bir diğerinin de zaman içerisinde toprak kaymaları sonucu mayınların yer değiştirmiş olabileceği yönündedir. Fakat iddiaları asılsız bulup bu iddiaların mayın temizleme işini yüksek ihalelere almak isteyenler tarafından uydurulmuş olduğunu söyleyenlerde yok değil. Ottawa sözleşmesince 2004 yılında yükümlülüğümüz başlamış olmasına rağmen henüz temizleme için somut bir adım atılmış değil. . Temizleme işiniyapabilecek birkaç kurum ve ülke var. Bunlardan birisi Genelkurmay Başkanlığı’nın Başbakanlık bünyesinde kurulmasını istediği Milli Mayın Temizleme Kurulu (MMTK). Bir diğeri NATO organizasyonu bu işi maliyetine ve güvenli biçimde yapıyor. NAMSA (NATO Maintenance And Supply Agency) yıllardır mayın temizliyor. Şu anda da Türk askerinin de görev yaptığı Afganistan’da, Kâbil ve Kandahar havaalanlarında mayın temizleme işini sürdürüyor. NAMSA’nın giderleri, NATO ENF bütçesinden karşılanıyor. Bu da ilgili ülke açısından maliyeti çok düşürüyor. Emekli Tümgeneral Sarp, 10 yıl süreyle NAMSA’da görev yapmış ve bu konuda uzmanlaşmış. Sarp, Türkiye’nin NAMSA’dan neden yararlanmadığını soruyor. Keza, NAMSA’nın mayın temizleme işiyle ilgili olarak Türkiye’ye başvuru yaptığı, ancak doyurucu bir yanıt alamadığı da belirtiliyor. Bunların yanında İsrail firmalarıda Dünyanın birçok yerinde mayın temizleme ihalelerine katılıyor. . Sürenin gittikce kısaldığı şu günlerde henüz bir çalışma yapılmış değil. Yetkililerinde bu konuda kamuoyunu bilgilendirmek için henüz açıklama yapmamaları mayın temizleme işini unuttularmı ? yoksa son günemi bırakacaklar düşüncesini akla getiriyor. . . .
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#2476
Suriye Sınırındaki Mayın Temizleme Çalışmalarına başlandı. Temizlenme İşine Mardin’den Başlandığını, Tüm Mayınların En Geç 7 Yıl İçerisinde Temizleneceğini Söyledi. Resmi aç AK Parti Milletvekili Sarı, yaptığı açıklamada, 1950’li yıllarda Kilis, Şanlıurfa,Gaziantep, Mardin ve Hatay’ın da bulunduğu 840 kilometrelik Suriye sınırı boyunca döşenen mayınların kaldırılması çalışmalarına Mardin’den başlandığını belirtti. 840 kilometrelik sınırın, 226 bin kilometrekarelik bölümündeki mayınların temizlenmesi çalışmalarının 7 yıl içersinde bitirilmesinin planlandığını kaydeden Sarı, "Suriye sınırında tespitlere göre bir milyon 962 adet mayın bulunmaktadır. Sınırımıza döşenen mayınlar çok sayıda vatandaşımızın ölümüne ve yaralanmasına yol açarken, çok sayıda insanın da sakat kalmasına sebep olmuştur" dedi. . Sarı, hükümet olarak mayınların kaldırılması için mücadele verdiklerini ifade ederek, "Yapılan uluslararası anlaşma ile 7 yıl içerisinde Suriye sınırındaki tüm mayınlar kaldırılmış olacak. Biz mayınların kaldırılma işinin Gaziantep’ten başlanmasını arzuladık. Ama olmadı. Sonuç itibariyle mayınlar temizleniyor.1.5 Kıbrıs Adası büyüklüğündeki bir araziyi tarıma kazandırmak Türk ekonomisine büyük katkı sağlayacak. Mayınların verdiği zararlardan dolayı eli kolu kopan binlerce insanın dramı filmlere dahi konu olmuştur. Yörede mayından ölen ve sakat kalanlar için türküler yakılmıştır" diye konuştu. .
Sonbahar Üye
Üyelik: 2006-11-23 Herkese açık mesaj: 205
#38660
BİZİM KÖYÜN DE SINIRI VAR SURİYEYE VE MAYINDAN BİR ÇOK KİŞİ ZARAR GÖRMÜŞ.İNŞALLAH EN KISA ZAMANDA HALLDEİLİR BU KONU.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.363
#38727
Belki paranoyak olduğumu düşüneceksiniz ama mayın temizleme işinin henüz başlamamış olması ve bunun nedeninin cevabı da burada açıkça görülüyor;. bana göre cevapburada ;Bunların yanında İsrail firmalarıda Dünyanın birçok yerinde mayın temizleme ihalelerine katılıyor. . Mayınlı alana yakın olan köylerde yaşayanlar bilirler, mayınlı bölgede neredeyse patlamamış mayın kalmadı;. Bunun sebebleri,. 1-Çok uzun bir zaman önce yerleştirildiği için bu zaman zarfında her bahar döneminde yeşeren otlar yazın kuruyunca çeşitli sebeblerden ötürü yanıyor ve çıkan yangında yanan alandaki tüm mayınlar patlıyor, her patlayan mayın yangının biraz daha büyümesine yol açıyor,. 2-1980 öncesinde kaçakçılığın yoğun olması nedeni ile çeşitli yöntemlerle kaçakçılık yapan kişilerce patlatılması, . 3-Hava şartlarından ve zaman aşımından dolayı patlamayan mayınlarında artık teknik olarak patlamasının çok düşük bir ihtimal olması v.b.. 4-Patlayan mayınların yerine yenisinin yerleştirilmemesi,. tabi ki patlamamış bir tek mayının dahi olması o bölgenin tamamen mayınlısayılması için yeter,ancak bu durumu oradaki köylerde yaşayan çocuklar dahi bilirken Yahudilerin bilmemesi olanaksız değilmi?. ayrıca mayınları, o toprakları belirli bir süre işleme karşılığında bedava temizleme senaryoları daha düne kadar milletin ağzında sakız gibi dolaşırken bu kadar safiyane bir eda ile bizim yetkililerimizin sessiz kalması veya bu konuda hiç girişim yapmamaları bence senaryonun bir parçası, . çünkü mayınlı alanın temizlenmesi için biz son dakikaya kadar bekleyeceğiz yumurta şeyin ağzına gelince İsrail hemen devreye girecek ve diyecek ki, ’’Ben elimdeki teknoloji ve uydu görüntüleri vasıtasıyla çok kısa sürede bu alanı temizlerim ve sizi bu sıkıntıdan kurtarırım der;. Ouluslar arası ilgi odağı olan 50 yıldır işlenmeyen toprağı sömürürcesine verim alır çoraklaştırır ve o zaman da başka bir ayak çıkarmazsa..! toprağı bize teslim eder.... . . alıntı: "quote" admin demişki: . Ancak temizleme işinde bazı sıkıntılar var. Bunlardan birincisi mayınlı bölgenin şifreli haritalarının kaybolduğu, bir diğerinin de zaman içerisinde toprak kaymaları sonucu mayınların yer değiştirmiş olabileceği yönündedir. Fakat iddiaları asılsız bulup bu iddiaların mayın temizleme işini yüksek ihalelere almak isteyenler tarafından uydurulmuş olduğunu söyleyenlerde yok değil.. Bunların yanında İsrail firmalarıda Dünyanın birçok yerinde mayın temizleme ihalelerine katılıyor. . -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------. . Edited by - kkasim on 05.02.2007 00:06:59
Sonbahar Üye
Üyelik: 2006-11-23 Herkese açık mesaj: 205
#38731
GERÇEKTEN HAKLI OLABİLİRSİNİZ AMA İNSANLARIN BU KADAR KÖTÜ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNEMİYORUZ BELKİ DE DÜŞÜNMEK İSTEMİYORUZ.HAYIRLISIYLA HALLOLUR İNŞALLAH
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.363
#40421
Dün akşam NRT’de mayınlarınların temizlenmeye başlanacağına dair haberleri izledim, yahu meğer bu mayınlı arazinin o kadar çok taliplisi varmış ki (biz hariç) her ne hikmetse..! buyrun bir tane daha iddia mı dersiniz gerçek mi bilmiyorum... -------------------------------------------------------------------------------- 14.02.2007 BEHİÇ KILIÇ ------------------------------------------------------------ -------------------- Cumhurbaşkanı’ndan geri dönen yasada ısrar edilirse Baykal, iptal için Anayasa Mahkemesi’ne gidecek demiştik.. TBMM’de, yasa görüşülürken kürsüden bilgiler veren CHP Milletvekili Tacidar Seyhan’ın anlattıklarının da önemine değinmiştik. Kaldığımız yerden sürdürelim... Seyhan’dan alıntı yapalım... “TÜRKiye Petrolleri Anonim Ortaklığının son bir senede yedi kuyu açtığı sınırın Suriye tarafında yüz kuyu faaliyet gösteriyor ve bunlardan günde 600 bin varil petrol çıkarılıyor. Bu rakam TÜRKiye’nin günlük tüketiminin yaklaşık yüzde 85’ine denk geliyor...” TÜRKiye-Suriye sınırında şu sıralar petrolden yana bir “hareketlilik” var... Bu hareketliliğin detayları da Seyhan’ın verdiği bilgilerde mevcut... “Bugünlerde Irak’ta yaşanan Amerikan ve İngiliz firmalarının petrol paylaşımlarından insanın aklına, ister istemez, hemen 1 Mart Tezkeresi ve mayınlı arazinin temizlenmesi ihaleleri geliyor. 1 Mart Tezkeresi’nin TÜRKiye Büyük Millet Meclisi’nde reddedilmiş olmasının ve mayınlı arazilerin temizlenmesi ihalelerinin iptalinin ne kadar önemli ve doğru kararlar olduğu bu yönüyle de bir kez daha ortaya çıkıyor.” CHP Milletvekili Seyhan’ın kulaklara kaçırdığı “kar suyundan” yola çıkıp,”sınırdaki hareketliliğe” ilişkin şu habere de bir göz atalım.. “TÜRKiye üzerinde başlayan petrol oyunlarının en ilginçlerinden birisi de Güneydoğu’daki mayınlı araziler üzerinde yaşanacak. Önce İsrailliler’in mayın temizleme işine talip olduğu ancak oluşan büyük tepki üzerine bu girişimin engellendiği sözkonusu arazilerde yapılacak temizleme işi NATO’ya bağlı İkmal ve Bakım Ajansı’na veriliyor. Böylece Milli Emlak Genel Müdürlüğü Mardin’deki 49 bin, Hatay’daki 36 bin, Kilis’teki 34 bin, Gaziantep’teki 15 bin, Şanlıurfa’daki 55 bin ve Şırnak’taki 16 bin dönüm mayınlı arazinin temizlenmesi işini NATO’ya havale edecek... TPAO’nun bu araziler üzerinde açtığı 10 kuyudan 9’unda petrol çıkmıştı. Şimdi, bu bölgede denetim NATO’da olacak... NATO ülkelerine malzeme, teçhizat ve hizmet tedarik etmek amacıyla, 1958 yılında kurulan NAMSA’nın çalışmalarını NATO üye ülkeleri denetleyebiliyor. Çalışma raporları NATO Genel Sekreteri tarafından çalışma ve faaliyetleri NATO Konseyi’ne sunulabiliyor. NATO’nun sahip olduğu hukuki ve uluslararası statüyü paylaşıyor ve Hukuki şahsiyeti NATO ile aynı. NAMSA, NAMSO’ya yani NATO İkmal Bakım Teşkilatı’na bağlı bir kuruluş. NAMSO’nun Yönetim Kurulu karar organı olarak çalışıyor. NATO’ya üye ülkelerin birer daimi temsilcilerinden oluşuyor. Toplantılara NATO Genel Sekreteri ve Supreme Allied Command Europe’nin birer temsilcisi de katılıyor. Her temsilci üyenin bir oy verme hakkı bulunuyor. Bu yönetim kurulu NAMSA’nın program uygulamalarını denetliyor, yıllık bütçesini ve personel kadrosunu onaylar. NATO Genel Sekreteri kurul tarafından alınan kararların yeniden gözden geçirilmesini isteyebiliyor...” Durum sadece bu kadar mı?.. İngiliz petrol devi BP’nin Karadeniz’de petrol arama ruhsatı vardı... Şirket bir süre önce ruhsatını geri vermek istediğini TÜRK makamlarına bildirdi ve “Orada petrol yok” dedi... Doğru mu?.. Neden iptal etti ruhsatı, işin içinde “ne” var, aklımız ermez!.. Ama bildiğimiz bir “gerçek” şu ki, yeni Petrol Yasası tam BP’nin istediği gibi hazırlanmış durumda!.. Habere buyrun... “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile İngiliz British Petroleum (BP) şirketinin, TÜRKiye’deki petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin 1993 yılına ait 3 değişik yazışması, hükümetin Meclis’ten çıkardığı yeni TÜRK Petrol Yasası’nın önemli bir kısmını BP’nin istekleri ile örtüşecek biçimde düzenlediğini ortaya koydu. BP’nin 14 yıl önce yapılmasını istediği değişiklikler, aradan geçen 10 hükümet tarafından yasalaştırılmazken AKP iktidarı tarafından Meclis’ten geçirildi...” Şöyle ki; “BP TÜRKiye Ofisi yöneticileri Melih Çalıkkocaoğlu ve P.E. Maxwell tarafından dönemin Petrol İşleri Genel Müdürü Ahmet Akçael’e gönderilen 17 Şubat 1993 tarihli ve “Petrol Kanunu Değişikliği” başlıklı yazısı”devletin arşivinde duruyor... Şimdi çıkarılmasına uğraşılan yasanın taslak metni gibi!.. Elde avuçta ne varsa açılıp saçılıyoruz ve bunu “medeniyetin eşiğini aşma” diye izah edenleri izliyoruz.
kılıçbalığı Üye
Üyelik: 2007-01-09 Herkese açık mesaj: 321
#40429
bu konu önemli .gündemde tutmak gerek. bir de bu mayınları ve sınırları kim koydu aramıza bu da tartışılmalı tabi ki. beynimize ve coğrafyamıza çizilen mayınlı sınırlar ne zaman kalkacak.
ahmetaksoy Üye
Üyelik: 2004-09-24 Herkese açık mesaj: 1.075
#40431
çok ilginç?bu husus çok su götürür.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#40987
İnşallah en kıssa zamanda mayınlar temizlenir.Biz kendimize yeteriz amma millet olarak birlik beraberlik içinde olamadıkki.Türkiyeyi bir meyve sebze ambarı yapalım.selamlar
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#42193
1,5 Kıbrıs adası büyüklüğündeki bu alanın mayından temizlenesi durumunda ortaya ciddi bir tarım arazisi çıkacaktır. Gerçekten heyecan verici bir olay.
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.501
#42216
Abi tarımın yanında Müthiş bir turizm potansiyeli var orada
coskun Üye
Üyelik: 2005-08-18 Herkese açık mesaj: 1.551
#42219
Ve müthiş petrol yatakları.
kızılaslan tıp merkezi Üye
Üyelik: 2005-10-21 Herkese açık mesaj: 577
#48480
Karkamışta Mayınlar Temizlenerek Turizme Kazandırılacak Karkamış Harabeleri gün yüzüne çıktığında Karkamışın canlanacağını Belirten Karkamış Kaymakamı Ömer Kalaylı Karkamış harabelerini gün yüzüne çıkarmak için İlçeye gelen Japon Anadolu arkoloji endüstrisi adında bir heyet karkamışa gelerek sınırdaki mayınları temizlemek ve orayı turizme kazandırmak için incelemelerde bulundular Kalaylı karkamıştaki harabeleri gün yüzüne çıkarılıp turizme kazandırarak ilçemizi kalkındırmayı amaçlıyoruz Karkamış Kaymakamı Ömer Kalaylı ayrıca sınır ticaretine, yönelik bir açık pazar ile memurlarımıza yönelik lojman projelerinin olduğunu belirtti. Bu yönde bir çalışma yaptıklarını belirti. Zeugma Gazetesi. haberzeugma@hotmail.com
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#48903
İlk sevindirici Haber Şanlıurfa'dan geldi.Kısmen küçük bir alan olsa bile böyle çalışmaların tüm sınırda yapılmasını diliyorum. "Şanlıurfa Valiligi tarafından organize edilen bir çalışma ile Suriye sınırı Akçakale sınır kapısı civarındaki mayınlar temizlenmeye başlandı.Akçakale Gümrük sahası ile Suriye Gümrük sahası arasında kalan ve iki yeni gümrük sahasını birbirine bağlayacak ve yol olarak kullanılacak olan 7 dönümlük mayın alan temizlenme işini Genel Kurmay Başkanlığının emri ile bir üsteğmen komutasındaki mayın temizleme bölügü yürütüyor.Mayın temizleme bölügünün Elazığ bölgesinden 1 Nisan 2007 tarihinde geldigi ve çalışmalara hemen başlandığı bildirildi.Mayın temizleme çalışma hakkında basına bilgi veren Şanlıurfa Valisi Yusuf YAVAŞÇAN,bu çalışma ile ilgili olarak Şanlıurfa Valiliği, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı ve de Maliye Bakanlığı arasında bir protokol imzalandığını açıkladı.Çalışmaların ne kadar süreceginin belli olmadığını ancak günde 6-7 saat gibi titiz bir çalışma ile bu çalışmanın yapıldığını belirten YAVAŞÇAN ilçe halkını yapılan çalışmalara karşı uyardı.Akçakale Kaymakamlığı da şehir içinde sürekli yaptığı anonslarla halkı bilgilendirmeye çalışmakatadır.Bu çalışmanın sadece Akçakale-Suriye Gümrük kapısı ile sınırlı kalıp kalmayacağı ise açıklanmadı.Zira Mayın temizlenmesi ile ilgili birçok bölgemiz bu tip çalışmaların kendi bölgelerinde de yapılmasını arzu etmektedir."
kızılaslan tıp merkezi Üye
Üyelik: 2005-10-21 Herkese açık mesaj: 577
#57520
karkamışta harabeler gün yüzüne çıkarılıp mayınlar temizlenecek karkamış kaymakmalığından yapılan açıklamaya göre tarihi karkamış harabelerinin gün yüzüne çıkarılması için yazışmalarının devam ettiğini söyledi kaymakam ömer kalaylı sınırdaki mayınların temizlenmesi içinde bu hafta sonunda bir japon ekibinin gelip incelemelerde bulunacağını söyleyerek anlaşılması ve bakanlıktan yazı gelmesi durumunda mayınların temizlenmeye çalışılacağını kaydetti.. Zeugma Gazetesi Selim Bacaksız 05468777805
mehmetoguz Üye
Üyelik: 2006-07-10 Herkese açık mesaj: 155
#72215
allah alah demek karkamış topraklarında mayın da var yeni öğrendim
kızılaslan tıp merkezi Üye
Üyelik: 2005-10-21 Herkese açık mesaj: 577
#75132
Edinilen bilgiye göre Karkamış Antik Kentinde kazı yapanlar arasında, o dönemde Zeugma Antik Kentinden mozaik eski eser kaçakçılığı yaptığı savunulan "Arabistanlı Lawrence" olarak da bilinen İngiliz Lawrence de bulunuyor. Karkamış kaymakamı ömer kalaylı yaptığı açıklamada Karkamış sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenerek turizme kazandırılacağını söyledi kalaylı, Mayın temizlemek için talip olan Alman Şirketi Yetkilileri Karkamış İlçemize gelerek ilk önce Belediye Başkanı Nuh Kocaaslan'ı hemen ardından Karkamış Kaymakamlığımızı ziyaret ettiler. Kaymakam ömer kalaylı, son yıllarda Karkamış İlçesinde sevindirici çalışmaların olduğunu mayınlı arazilerin temizletilerek Turizme kazandırılması Karkamış ilçemiz için özellikle ekonomik anlamda çok fayda vereceğini söyleyerek mayın temizleme çalışmalarının en kısa sürede ihalesi yapılarak çalışmaların başlayacağını ifade etti.
peerless Üye
Üyelik: 2007-04-03 Herkese açık mesaj: 573
#101059
Haber: www.nizipdenge.com Mayınlar 2014 yılından önce temizlenmek zorunda Karkamış ilçe jandarma Komutanlığı ilçede sınırdan yapılan her türlü kaçakçılığa göz açtırmıyor. Dün gece yine düzenlenen bir operasyonda 1000 karton kaçak sigara ele geçirildi. Suriye'den Türkiye'ye mayınlı araziden geçerek kaçak sigara sokmak isteyen Ömer.A isimli Suriye uyruklu 22 yaşındaki şahıs mayınlı araziden gece geç saatlerde geçerek türkiyeye kaçak sigaraları sokmak istedi. Ancak pusuda yatan ilçe jandarma ekipleri şahısı kaçak sigaralarla birlikte kıskıvrak yakaladı. Ömer.A isimli şahıs sigaralarına el konurken kendiside sorgulanmak üzere karkamış ilçe jandarma komutanlığına götürüldü.
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.501
#122121
Mehmet Sarı Karkamış antik kentinin bulunduğu alandaki mayınların temizlenmesinin akabinde yapılacak kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılacak olan Karkamış Antik Kenti'de bölgede turizmin gelişmesine ayrı bir destek sağlayacaktır. Bölgemizdeki bu ve buna benzer tarihi eserlerin sayısının artması ile de Nizip turizmde cazibe merkezi haline gelecektir. Mesajın tamamı
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.501
#128255
Mayınların temizlenmesi ile birlikte, bölgede zengin petrol kaynaklarınında kullanılabilir duruma geleceği belirtiliyor. Bu konudaki kanun tasarısı da meclise sunuldu.
Ahmet Kocaaslan Üye
Üyelik: 2006-11-17 Herkese açık mesaj: 99
#131187
Demokrat partisi hükümeti dönemiydi.yıl 1956. Sınır güvenliği gerekçesi ve kaçakçılığı önlemek adına Suriye ile olan sınırımız boydan boya mayınlanmıştı o yıllarda. Mayınlı alan Türkiye ye ait olan yerlerdi. Yani mayınlı bölge aynı zamanda bir tampon bölge olmuştu. Dolaysıyla sınır bizden taraf bir iki km. daha içeriye kaydırılmış oluyordu. Bu alan Nusaybin’den Hatay a kadar olan sınır boyunca devam eder. Derinliği ise yer yer bir km. ile beş yüz metre arasında değişir. Hesap edildiğinde mayınlı alanın Kıbrıs adası kadar bir genişlikte olduğu bilinmektedir. Böylece yarım asrı da aşan bir zamandan beri o topraklar atıl olarak mayınla kirletilmiş olarak kalmaktadır. Buralar sadece açık arazi olarak değil aynı zamanda zeytin,fıstık ve bağ olarak zamanında dikilmiş olan bahçelerdir. Harran,Suruç,Barak,Elbeyli,Kilis, Amik ovaları toprakları bu alan içerisinde kalan bölümlerdir. Hepside verimli mümbit araziler. Daha önceleri belirlenen sınırla arazilerinin büyük bir bölümü Suriye tarafında kalan bölge halkı bu kez mayın yoluyla mevcut arazilerinin bir kısmını da kaybetmiş oldular. Sorun sadece arazilerinin kaybedilmesiyle kalmadı şüphesiz. Daha önceleri sınırdan kilometrelerce uzakta olan köyler Bu uygulamayla sınırla burun buruna kalmış oldular. Tabi bu durum oralardaki yaşamı büyük bir sıkıntı içerisine atmış olur. Köye giriş çıkışlardan ışık yakmaya, hayvan otlatmadan arazilerini işletmeye varıncaya kadar bir çok sorun onların sıkıntısı haline gelir. Artık bundan sonra sınır boylarında yaşamın tadı tuzu kalmaz olur. Bundan böyle ya bu sıkıntılara katlanacaksın,yada evini köyünü terk edip başka yerlere gideceksin. Nitekim öylede oldu. Kimi birinci seçeneği kimide ikincisini tercih etti. Örneğin Öncüler (Hülmen) köyü şu anda bir hayalet köy gibi. Halkın üçte ikisi dışarıda yaşamayı tercih etti ve köyden ayrıldılar. Bu köyden rahmetli Şıh Ahmet “bu köyün serçelerinin de namusu varsa bu köyde durmaz” diyerek zaman zaman sitemini dile getirirdi. Bu sadece bir örnek. Oysa daha nice benzer köyler vardır Hülmen örneğinde olduğu gibi. Bu işin sosyal ve ekonomik boyutu. İşin asıl boyutu ise döşenen bu mayınların insanlarımıza verdiği maddi zarardır. Mayınlarla hudut boylarında oturan her ailenin ya bir mensubu yada bir yakını telef olmuştur. Mayın infilakları arasında niceleri canlarından, yada uzuvlarından olmuşlardır. Bunların içerisinde hudut ihlallerinin yanında,hayvan güderken,tarlasında çalışırken serseri mayınlara çarpıp ta zarar görenler olduğu gibi çiçek toplamak için o sahaya gidip de mayına basan çocuklarda olmuştur. Bu durumda olan mayın zedeler ya topal,ya çolak yada kör olarak adlandırılacaklardır toplumda. Çolak Derviş,topal Arif gibi. Kimi kaçakçılık kimliğiyle kimi de kazayla mayın tuzağına takılarak yaşamını kararttı genç hatta çocuk yaşlarında. İki çeşit mayın var bu sahada ayrı şeritler halinde gömülü. O yüzden ki mayınlı saha bu kadar geniş yer kaplamaktadır. Bunlardan birincisi anti tank denilen büyük mayın. Buna basan canlı tuz buz olur cesedi bile toplanamaz. İkincisi ise anti personel denilen basan canlının diz altına kadar bacağını götüren cinstendir. Bütün bunlar kaçakçılığı önlemek adına yapılmıştı büyük külfet ve büyük masraflarla. O genişlikte ki arazilerin kamulaştırılması, o arazileri mayınlarla döşemek parasal yönden bakılırsa nelere mal olmuştur Devlete. O günden bu yana o topraklardaki tarımsal kayıp ve mayınların telef ettiği insanlar düşünüldüğünde bu uygulamanın zarar bilançosu korkunç bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Eğer bu masraflar bölge halkı için bir kalkınma projesi şeklinde düşünülüp de uygulansaydı kaçak olayı ekonomik yönden köklü bir şekilde çözülebilinirdi. Zaten işin boyutu da ekonomik değimli?. Ne var ki iş böyle olmadı. Oysa Suriye sınırı düzlük bir alan dolaysıyla kontrolü de oldukça rahat sağlanabilinir durumdadır. Hal böyleyken bu kadar araziye ve bu kadar insana mal olacak bu önlem getirilmiş oldu. O günden bu yana aradan yarım asır geçti. Halen o mayınlar tehlike saçmaya devam ediyor ve halen o kadar geniş araziler atıl durumda kalmakta.Kaldı ki son teknolojik gelişmeler hudut gözetleme, kontrol cihaz ve silahları artık mayına ihtiyaç duymayacak gelişmişlikte. Günümüzde artık Suriye ile olan ticari ve ekonomik ilişkiler gümrük kapılarında yasal çerçeve içerisinde yapılmaktadır.Ayrıca Türkiye’nin bugünkü ekonomik durumu ellili- altmışlı yıllardaki durumdan çok çok farklıdır. O yılların koşulları her iki ülke içinde geçerli değildir şimdilerde.Bu durum kaçakçılık denilen ticari ilişkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmış durumdadır. Hal böyleyken ve zaman zaman devletin de gündemine gelen bu mayınlar halen niye kalkmıyor, o verimli araziler niye tarıma açılmıyor ?
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.501
#131274
Ottawa Sözleşmesine göre Karkamış sınırındaki mayınların 2014 yılından önce temizlenmesi ve imha edilmesi gerekiyor. Bu konuda birkaç ihale yapıldığını duymuştum. Akıbeti ne oldu bilemiyorum. Sizin gibi Karkamış aşığı bir büyüyümden konu hakkında detaylı bilgileri almaya devam edeceğimi umuyorum. Özellikle Kale civarının temizlenmesini de önemli görüyorum.
yalnız kurt Üye
Üyelik: 2007-01-13 Herkese açık mesaj: 437
#131640
inşallah bu bölgeler mayından temizlenir tarıma acılır. mayınlı bölgede tarihi yerler varmıdır yani antik şehir
Ahmet Kocaaslan Üye
Üyelik: 2006-11-17 Herkese açık mesaj: 99
#131858
İlk Çağ Anadolu tarihinin önemli merkezlerinden biri olan Antik Kent Karkamış harabeleri bu alan içerisinde kalır. Mayından arındırılıpta turizme kazandırıldığında çok önemli bir mekan olacaktır.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim