Resim kaynağı Yine yollardayım her nedense hafta sonlarında makinemi alıp düşüyorum yollara.Biliyorum ki büyük aşklar yolculukla başlardı ondandır hep böyle fotoğraf aşkıyla yanıp tutuşmam herhalde.Arkadaşımla birlikte yavaş yavaş kentin boğucu havasından kurtularak eski Nizip yolu dediğimiz yoldan yol almaya başladık..
Resim kaynağıGerçekten de temiz havayı içimize çekmeye başladığımızda şöyle bir Nizip’eyönümü çevirdiğimde havanın ne kadar fark ettiğini görerek daha bir çok temiz havayı almak için nefeslemeye başlıyorum.Turlu köyü içine girdiğimizde taşdan evler hemen göze çarpıyordu.Fakat bir çok harabe olmuş,yıkılmaya yüz tutmuş yada zaman yenik düşmüştü.Her ne kadar zamana yenik düşse de artık yerlerini betonerme evler almış olsa da bence gizemlerini güzelliğini yitirmeyip zamana ayak diretebiliyorlardı.Öncelikle duvarında bazı şekilleri farklı renk de barındıran bir taşdan ev vardı unutmayalım yanı başında ise gülümseyen çocuklar vardı.biraz ilerledikten sonra yine gizemli bir kapısı olan bir ev ve yanın da oynayan çocuklar.Çocuklara sordum kimler oturuyor bu evde sahibi öldü kimse yok artık dediler.Kapı farklı özelliğe sahip olduğundan bizde kapı önünde birkaç fotoğraf çekerek köyü gezmeye devam ettik.Devam ettikçe debir yanda yıkılan evler,boş kalan evler, bir yanda ise beton,toprak,taş karışımı çeşitli evlerle karşılaşıyorduk.Eski öğrencilerim olan Resim kaynağıİbrahim ve Hüseyin’i çocukları göndererek çağırdım ve gezmeye öğrencilerimle devam ettik.Köyün üst kısmına vardığımızdaamcaların duvarın dibine oturarak güneşin keyfi çıkardığını görerek yanlarına vardık.biraz muhabbet ettiğimizde amcaların keyiflerinin iyi olduğunu çoğu zaman güneşte dinlendiklerini,temiz havayı sevdiklerini öğrendik.Amcanın bir tanesi tam bir aşk adamıydı çünkü elindeki gülü hiç bırakmıyordu.Amcaya sordum aşıkmışsınız evet yıllardır karıma aşığım, aşık da olmak lazım,onların değerini de bilmek gerekiyor dedi ve gülümsemeyi de unutmadı.Amcaların muhabbetine diyecek yoktu artık şehirden Resim kaynağıbıktığımda gideceğim yer belliydi.daha sonra yan taraftaki büyük taş arkadaşımın dikkatini çekti ve amca o taşın eski zamanlarda bir çok ürünün ezilmesinde dövülmesinde etkili olanDevlüb olduğunu söyledi tabiiki dikkatimizi çektiği için başladık fotoğrafını çekmeye amcam anlatıyor bizim denklanşör sesleri susmuyordu bir tane güzel an yakalasak bize yetecekti…Amcalarla helalleştikten sonra öğrencilerimizle dolaşmaya devam ettik ettikçe de çevremizde gülümseyen çocuklar çoğalıyordu,bazı köylüler soruyordu hangi kanaldan hangi diziden,bizde masumca öğretmeniz amca öylesine gezip fotoğraf çekiyoruz diyorduk.öğrencilerimiz bizi Turlu Köyü karşısındaki Höyüğe çıkardı. Bu alanlar su böreği gibi birbirinin üzerine yığılmış kültür katmanlarından oluşur. Höyükler yassı biçimli yapay tepelerdir. çapları ve genişlikleri 1000,1500 metre arasında değişir. Höyükler genelde düzlük alanlara Resim kaynağıkuruldukları için uzakta bakarak bu alanın höyük olduğu rahatlıkla seçilmektedir. Höyükleri tümülüslerden ayıran en büyük özellik höyüklerin düz alanda ve yassı bir yapı şeklinde olmalarıdır. tümülüsler içinde anıt mezar bulunduran, sadece anıt mezar için bir sefere mahsus olmak için inşa edilen sivri huni tipinde oluşan tepeciklerdir. Höyükler yerleşim alanı olduğunda tepe haline gelmeleri binlerce yıllık bir süreçten geçmektedir. Bir yığma tepenin höyük olduğunu kesin olarak tanımlamak için, alan üzerinde çanak çömlek ve kül gibi parçaların bulunmasıdır. Yağmur sularına karşı erozoyan maruz kalan kısımlarda günlük kullanılan eşya parçaları toprak yüzüne çıkmaktadır. Tümülüs tepelerde çanak çömlek ve kül gibi malzemeler bulunmamaktadır.Bu alan sit alanıdır. Yasalarımız gereği kaçak kazı yapılması yasaktır.fakat bizde yasaklar çiğnenmek içindi…Höyükten bir çok eşyaların bulunduğu,çıkartıldığı söyleniyordu.Bizler oradaki ziyarete uğrayarak içimizdeki dileğimizi dileyerek etrafı fotoğraflamaya başladık.Gerçektende çevredeki doğaya hakimdi ve de kendi çapında bir görkemi de vardı.daha sonra öğrencilerimle vedalaştıktan sonra,çocuklara da el sallayarak bir daha görüşmek üzere oradan ayrıldık.Hala arkadaşımın kafasında o evlerin tarihi neydi ne zaman yapıldılar diyordu.Bir dahaki gezimizde Turlunun tarihini araştırırız diyerek gönlümüzü hoş tuttuk…ÇIKTIM HÖYÜĞÜN TEPESİNE TURLUYU İZLEDİM, gülen çocukları,aşk adamı yaşlıları,taşdan damları… DEVLÜBÜ DÜŞÜNDÜMnasılda öğütmüştü her şeyi Ama öğütememişti ZAMANI… BİR KÖY ÇİZDİM Nane kokulu tarlaları olan, bağı bahçesi olan,mısırı, hurması olan gönlü geniş insanları olan aynı zamanda aşk adamı olan. Ve de köşe başlarında gülümseyen çocukları çizdim … İndim dolaştım bagı bahçayı, Bir akarsu gibi geçtim içlerinden, Sonra çıktım Höyüğün tepesine, TURLUYU KENDİMDE BULDUM… İbrahim ŞİMŞEK-Coğrafya Öğretmeni Aralık-2006-Turludan
objektifinize,kaleminize,yüreğinize sağlık ibrahim hocam.gıpta ettim doğrusu.Ben de senin gibi gezen bir insanım ama önemli bir eksiğim var;kaliteli bir makinam yok.Artık almak şart oldu.hemde en kısa zamanda.sağol
Üstadım makinenin kaliteli olması önemli değil önemli olan bakış açısı verilen emek ve de alınan kurslardır.ben fotoğrafçılığı sanat olarak sekiz yıldır yapıyorum birde gönül vererek yapıyorum.sizlerde ara sıra gezilere katılırsanız bilgi alışverişinde bulunarak bu işi daha güzel noktalara taşıyabiliriz....
http://www.Nizip.com/pic_pop.asp?mode=12&cid=2014 TURLUDAKİ MUHABBETİNE DOYUM OLMAYAN AMCAMIZ.
Edited by - ibrahim şimşek on 1/13/2007 12:00:46 AM
-lütfen arkadaşlar öğretmenimize seviyeli mesajlar yazarsanız iyi olur.sonuçta herkes emeğiyle birşeyler yapıyor siz bu emeği birkaç kelimeyle mafetmeyin...
Edited by - KARŞIYAKALI on 17.01.2007 15:53
Nizipe gelirken genelde eski yoldan gelmeyi tercih ederim. sırf o otantik ortamı görebilmek ve yaz günlerinde Turlu nun mis gibi kokan nane kokularını içime çekerek oradan geçmek ayrı bir heyacan verir bana;.
vay be................................. .
Biz küçükken naneli köy derdik "Turlu’ ya".
Nizipe gelirken genelde eski yoldan gelmeyi tercih ederim. sırf o otantik ortamı görebilmek ve yaz günlerinde Turlu nun mis gibi kokan nane kokularını içime çekerek oradan geçmek ayrı bir heyacan verir bana;.
vay be................................. .
Biz küçükken naneli köy derdik "Turlu’ ya".