Taziye evleri Şehitlerimiz Vefat Listesi Canlı Yayın - Sohbet ve Radyo Nizip Haritası Üye Haritamız Üye Ol  |  Şifremi Unuttum
000 000 KÜTÜPHANE 000 EDİTORLER 000 005_Davut ÖZGÜL
000 Hiç birşey olamazsa bari imam olsun!

Ana Sayfa
Köylerimiz
NiZiP
Turizm Gezi
ZEUGMA
Okulunuz

Yardım
İlan ekle
Firmanı Ekle
Son Mesajlar
Mesajlar
Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
005_Davut ÖZGÜL

Cevaplar: 8, Görüntülenme: 447  
Bu Kategoriye Konu Aç Bu konuyu E-Mail olarak gönder Email ile gönder Paylaş Kısa Linkler
Yayınlayan:
davutozgul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 118
02.10.09
Diğer Konuları

Kütüphane Linkleri
Hiç birşey olamazsa bari imam olsun!

1986 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca “Bir ihtiyaca Binaen ”başlatılan “Camiler Haftası” 2003 yılından bu yana da “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak 1-7 Ekim tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Ülkemizde bu türden bir etkinliğin olması,hiç kuşkusuz ki; bir tartışmayı da beraberinde getirmiştir.En belirgin reflekslerden biri ‘Laik’ bir devlet de bu türden ‘Dini’ bir etkinliğe yer verilmesinin yanlış olduğu kanaatidir.Diğer yandan da bunun bir gereklilik olduğu,bu ülkenin bir gerçeği olduğu,dolayısıyla,laikliğe aykırı olarak yorumlanmasının, yanlış olduğu kanaatidir.Bu noktada tartışma henüz bitmiş değil!

“Dünya Kadınlar Günü-Anneler Günü-Özürlüler Haftası-Yerli Malı Haftası-Babalar Günü-Sevgililer Günü…” v.b. özel günler dikkate alındığında,siyasal iktidarların ve “Elitist Bürokrasi”nin özel gün tayin etmede alabildiğine siyasal ve konjonktürel davrandığı da muhakkaktır.Nevruz –‘Newroz’ olarak bilinen bahar mevsimini müjdeleyen zamanla ilgili olarak, siyasal Kürt unsurlar ile siyasal Türk unsurların olayı yorumlama biçimlerine dikkatle bakıldığında bu daha da belirginleşmektedir.
Laik devletin temel karekteri gibi de yorumlanabilecek olan takvimlerimizin sağ ve sol köşesine iliştirilen “Dini Günler” ile “Milli Günler” içerisinde zikredilen günlerin toplumsal hafızamızda bir karşılığı bulunduğundan pek yadırganmadığı,lakin yukarıda sayılan günlerin taraflarca değişik gerekçelerle; en çok da “Tüketim Kültürü” gerekçesiyle yadırgandığı malumdandır.

Bu tablo içerisinde “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” bir fotoğraf karesine zorla girdiği her halinden belli olan kişinin fotoğraftaki iğreti duruşunu andırmaktadır. Bir diğer yönden toplumsal hafızadan silinen,silikleştirilen din,cami,imam…v.b. unsurların toplumsal zemin bulmasına hizmet amacı taşıyan bu yaklaşım biçimi, sahici ve kalıcı değildir.Bugün il ve ilçelerin kültürel ve sanatsal etkinlikler icra edilen salonlarında birer konuşmacı(konferans,panel,seminer) ayarlanarak,imam ve müezzinlerin de katılımı temin edilerek hafta boyunca bazı etkinlikler düzenlenerek “Camilerin Tarihteki Fonksiyonları” başlığı altında özetlenebilecek konular ile yine bu doğrultuda imamlar,müezzinler,genel olarak da “Din Görevlileri” şeklinde tabir edilen sınıfın tarihteki fonksiyonlarından örnekler verilerek,haftanın anlam ve önemi aktarılacaktır.Bu vesile ile;bu camiada görev yapan bir insan olarak,hem kendimi hem de meslektaşlarımın haftasını kutlamam gerekiyor.Vatana,millete…hayırlı ve uğurlu olsun!
Peki bir imam olarak,içinde bulunduğumuz haftanın bir faili olarak(acaba mef’ulu mu demeliyim?!) modern dünyada kendimi,kurumumu ve en genel anlamda din ile dindarlığı düşündüğümüzde neleri görüyoruz?Eskilerin ifadesi ile “Hal-i Pür Melalimiz” nedir? Bunu tartışmalıyız.Ben bunu tartışmak için bir kapı aralıyorum.
Yıl 1978 Gaziantep ilimizin şirin ilçesi Nizip’teyiz.Nihayet ilkokulu bitirdim.Orta okula kayıt yaptırmam gerek.O günlerde dört tane okulumuz var.Nizip Ortaokulu-Nizip Lisesi-Endüstri Meslek Lisesi ve İmam Hatip Lisesi.Babam beni İmam Hatip Lisesine yazdırdı.Orta kısım dahil yedi yıl okumam gerek. “Mahalle Baskısı” o an başlamıştı. “Cenaze mi yıkayacak?!” İmam Hatip okullarına gidenlere o yıllarda böyle bakılıyordu.Anam bana baktı minicik ‘Sarı’ oğlu ve cenazeler!Kabullenemedi.Sesini yükseltti.Yüzünü ekşitti...Ne yaptıysa olmadı.Babam doğunun çocuğuydu.İmamları,mollaları,mahalle(Yukarı Oba Mah) imamımızı gören,kendisi de ilerlemiş yaşına rağmen bu mesleğe her zaman heves eden biri olarak,ulaşamadığına benim üzerimden ulaşmak ve imamların imkanlarına kavuşmam için beni imam yapmak istiyordu.Aradan 32 yıl geçmesine rağmen,anam ikna olsun diye unutmadığım şu cümleyi söyledi yoksul babam; “HİÇBİR ŞEY OLAMAZSA BARİ İMAM OLSUN”
Nihayet imam Hatipli olduk.İmam Hatipli olmak bugün geriye dönüp baktığımda,artıları ve eksileri ile gerçekten büyük bir nimet imiş bunu daha iyi anlıyorum.Bizlere Müslüman olan bu topraklarda Müslüman olabilmek,Müslüman kalabilmek noktasında katkıları olan herkesi hayır ve minnetle anmam gerekiyor.Ne var ki;içinde bulunduğumuz anda kavrayamadığımız o yıllardaki yetiştirilme tarzımız alabildiğine siyasaldı.12 Eylül darbesinin mağdurlarıydık.Okulumuzda özellikle ‘Solcu’ tabir edilen hatta ‘Dinsiz’ tabir edilen hocalarımız dahi vardı.Bunların karşısında ise bizi ‘Mücahit’ olarak kurgulayan,idealize eden kendince iyi niyetli, bir dizi çağını yakalayamayan,vizyonu olmayan ‘Meslek Dersleri’ hocalarımız da.Günü kurtarıyorduk.Akıncılık,Milli Selamet,Dev-Yol,Dev-Sol,Sağcı,Ülkücü…İç işlerimizde de Nurcu,Süleymancı,v.b. idik!Dini manada etkin olan ana damarlar bu cemaatlerdi.
1980’li yıllarda okulumuzun yaptırma yaşatma derneğine başkanlık eden meşhur Enver Demir(Zeytinlik Cami İmamı)in beni bir Süleymancı ile kavgaya nasıl da ittiğini şimdi gülümseyerek hatırlıyorum.Öyle ki;polis kayıtlarına dahi girmiştim.Yol kesmek,tehdit etmek…Karakolda ise işgüzar bir polisle tartışma sonucu henüz 16 yaşında “Atatürk’ü sevmemek” le damgalanmıştım.İmam Hatip öğrencisi olmamdan dolayı bana bu soruyu soran zihniyete,onu ve beni iki karşı kutupta konumlandıran sisteme o gün de bu günde tek kelime ile “Yuh olsun-Veyl olsun”
Dediğim gibi artıları ve eksileri ile koca yedi yılımı İmam Hatip Lisesine verdim.Lise de bana yedi yılını verdi.Pek razı olmasam da iyi bir alış-veriş oldu!Elimde bir diploma ve ben okulun kapısından dışarı çıktım.O kapının gerisinde,o mütevazı binada,çamurlu ve zeytinli bahçesinde yedi yıl geçirdiğim okulumu özlüyorum.

Babamın söylediği o tarihi sözden dokuz yıl sonra imam oldum!Üniversiteyi okulu bitirdiğim yıl kazanamadım.Evin yükünü hafifletmek için hayata en kısa yoldan atılmak için imamlığı tercih ettim.Ne bir eğitim ne bir formasyon ne de başka bir şey!Kelimelerin,ayetlerin,surelerin Kur’an’ın kafasını gözünü kıra kıra okumayı öğrendim! Hayatı,insanları,dindarlık seremonilerini,dinin hayatla olan irtibatını…yıllar geçtikçe sorguladım.Yıllarca kitap okudum.Maaşımın neredeyse tümünü kitaplara verdim.Okudukça büyüdüm.Posta ile mektuplaşmanın yoğun olduğu o yıllarda köye posta getiren memurun yirmi civarında aylık süreli yayını köyüme taşıdığı o günler imam olamaya başladığım günlerdi.Babamın sözünün ne anlama geldiğini ve ne denli aşağılayıcı,yaralayıcı ama bir o kadar da sahici olduğunu o yıllarda keşfettim.Etrafımda bulunan imamların 3-5 tanesi hariç hemen hepsi hiçbir şey olamadığı için,imam olanlar tayfasıydı.Kitap okumak yerine bir iki inekle uğraşmayı,daha görevlerinin ilk yıllarında parmaklarına nişan yüzüğü takmayı,hemen evlenmeyi düşünen ne çok ucuz taleplerin sahipleriydiler! Onların babaları ile babamın aynı düşündüğünü,onları görünce anladım.
Uzun yıllar sadece kitaplarla ilişkim oldu.İnsan olduğumu,hayatımı… bu yıllardaki ciddi okumalar sonucunda anladım.Ne var ki;bu okumalardan sonra meslektaşlarımla aramız gittikçe açılıyordu.Hem yatay hem de dikey bir açılmaydı bu.Diyanetin o günde bugün de bizim için öngördüğü formatın dışına çıkmıştım.Vitrinin dışına çıkmıştım.Vizyon dedikleri bizim mahallemizde ise Firaset ve Basiret olarak bilinen toplumsal öngörülerim gelişiyordu.Nihayet İlahiyat Fakültesine geldim.Okulu bitirdim.Değişik ve maddi imkanları fazla olan iş imkanları ve teklifleri ile karşılaştım.Ne var ki; ben “Bir şey olabildiği halde İmam Kalmayı tercih ettim!” Bu cümle tartışmaya açık olsa da babacığıma nazire kabilinden yazıldı.

Mersin de 10 yıl görev yaptıktan sonra yeniden okumaya başlamak için İstanbul’a geldim.İnsanlık tarihinin en muhteşem şehirlerinden bir şehirdi İstanbul.Hele camileri ve imamları…

İstanbul imamları… Neredeyse kahir ekseriyeti vitrin kurbanları.Alımlı,bakımlı,en çok da seslerine yüklenerek hayatlarını idame ettirmenin peşindeler.Diyanet camiamızın en üst kademesinde dahi ses ve vitrin ‘İmamet’ için hala olmazsa olmazlardan kabul edildiği içindir ki;imamlar da bu rolü icra etmekte,hatta bazıları rol bile kesmektedirler! İstanbul imamları adeta Türkiye’nin fotoğrafı gibidir.Benim de gafletten olsa gerek tanınmak veya şöhret olmak veya başka bir sebeple konu mankeni olmayı kabul ettiğim bir okuma biçimi içinde imam denildiğinde,yakışıklı(Selman Okumuş arkadaşımız için “Manken Gibi” başlığını medyamız kullanmıştır)sesi güzel,düzgün konuşma kabiliyeti olan,imamlık mesleği dışında bazı hünerleri olan prototipler akla gelmektedir.Hatta yaygın ve yavan bir niteleme ile; ‘Aydın’ sıfatlı imamlar öne çıkmaktadır.Yukarıda sayılan bazı müspet sıfatlar elbette bir imamda olması gereken,olduğu zaman imamı daha da güzelleştiren sıfatlarıdır.Ne var ki;dinin,dindarlığın bu pencereden okunması,zahire,vitrine,bedene…denk geldiğinden, aynı zamanda ciddi bir aldanış ve aldatmayı da beraberinde getirmektedir.
21.yüzyılda hala 16-17 yaş kuşağının okuduğu kitapları okuyan,felsefeyi,hermonötiği,tarihselciliği,küreselleşen dünyada din algısını…v.b. konuları sadece ilahiyat hocalarına hasreden bir Diyanet teşkilatı kabul etsin veya etmesin hayatı çok gerilerden takip etmekte ve bu sebeple de lokomotif olmak yerine,vagon olmayı tercih etmektedir.

Bu yılın bu gününde ve ileriki günlerde bir haftalık periyot içinde kutlanacak etkinliklerde hep aynı nakaratı dinlemekten yorulan biri olarak,çağı ve günü yakalayan bir Diyanet için fiilen de dua makamındayım.Ebu Hanife üzerinden meşruiyet alanı arayan bir nadana cevap vermeyi zül sayan,aktüaliteye alabildiğine uzak duran Diyanet teşkilatının hemen her mensubu pratikte bu hayatı yaşamakta,aynı acılar,kaygılar ve sevinçleri paylaşmaktadır.Ne var ki;cübbeler giyilince kullanılan sentetik dil,bölünmüş zihinlerimizi ve hayatımızı birleştirememekte bizi inşa edememektedir!

1-7 Ekim arasında kutlanan bu etkinliklere de maalesef iki yönlü cübbe giydirilmiştir.Birinci cübbe bilim cübbesi ikinci cübbe avamın ilmihal bilgisini kontrol altında tutan güya peygamber cübbesidir!Bu iki yapay cübbeyi sırtımızdan çıkarmadıkça ne biz ne de toplumumuz selamet sahiline ulaşamayacaktır.Ben cübbemi dünden çıkardım.Hayatın dilini,hayat veren şeylere çağıran kitabın sahici dilini kuşanmak için çırpınıyorum.Zira biliyorum ki; dilimin sınırları dinimin sınırlarıdır.
Ve öğrendiğim başka bir şey daha var; Bu toplum devasa İslam geleneğine olan hürmetinden dolayı bizi ve cübbelerimizi saygı ile karşılamaktadır.Bu anlamda Cübbeyi çıkardıktan sonra nasıl da sıradanlaştığımızı hala görmeyecek miyiz?İşte bu sıradanlık içinde yaptığımızdır din hizmeti!Her şeye rağmen imam olan,imam kalan ve imam ölenlere en derin saygı ve hürmetle…

01.10.2009
Alt 02.10.09 , 19:18  
Ramazan Tarhan
Kıdemli Üye
 
Ramazan Tarhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2005
Ayrıntıları:


Mesajlar: 2,643
Ramazan Tarhan - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Davut'çuğum ben Nizip imamhatip Lisesi sınavını geçemediğim için Nizip Lisesine yazıldım.Rahmetli Nabi hartavi ile olan rica minnet görüşmemiz de fayda vermedi.Biz sizin kadar şanslı degildik.O dönemin bereketi ve manevi havasını teneffüs etmek bile bir başkaydı.25 yıl öncesine götürdün beni.teşekkürler.
__________________
Ramazan TARHAN/HARİTA MÜHENDİSİ

Her kişinin kendine ait bir değer yarğısı ve inancı vardır.
Bir kişi için önemli olan bir şey başka bir kişi için önemli olmayabilir.
Kişileri kendi penceremizden değerlendirirsek sorunlarla karşılaşabiliriz.
Yapmamız gereken, kişileri kendi inanç ve değerlerine göre değerlendirmek
ve bu değerlere saygı göstermektir.

Ramazan Tarhan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.10.09 , 18:34  
sakalli0727
Üye
 
sakalli0727 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Ayrıntıları:


Mesajlar: 1,161
sakalli0727 - MSN üzeri Mesaj gönder
sevgili hocam , 80 li yillari merak eden biri olarak,yazinizi bir solukta okudum.ve elestirilerinizde size katildigim cok nokta olmakla beraber,son cümlenizdeki IMAM OLABILEN IMAM KALABILEN VE DE IMAM ÖLENLERE saygi ve hürmetlerinize egerki gercek anlamda imam olmak icin olmussa imam kalabilmek icin kalmissa,bende katiliyorum eger yok sadece bir ekmek kapisi olarak görüyorsa benim yanimda imamla elektirik ustasinin ya da herhangi bir meslek erbabinin hic bir farki yoktur .saygim hürmetimde diger meslek sahiplerine oldugu kadar olur.zaten imam cüppesini cikartirken GERCEK imam olarak cikartmissa , insanlar o nun cübbesi olmasada degerini bilir:KERAMET CÜPPEDE DEGIL hani.ve sunu da yeri gelmisken belirteyim.ve merak ettigim bir konudur herzaman icin.nicin bu imam (öyle gecinenler)para ya cok fazlasiyla önem veriyorlar.örnegin parayi vermezsen ölünün cenazesi yikanmiyor selasi okunmuyor.yapilsa bile yüzerini gözlerini eksiterek görülüyor bu isler.bunu burda dememin gayesi hocam sizi tenzih ederim ve GERCEK imamlari da.madem böyle bir toplantilar oluyor sorunlar ele aliniyor.bu konulari da bir aciklarsiniz.yoksa dile geliyorda bu tip sorunlar imamlar kaalemi almiyor.onlar böyle sorunlari kaale almassa bende onlari cüppesi var diye kaale almam.devletten ayligini alan bedavaya oturan elektirik su ödemeyen ,cocuklari genelde özel okullarda bedava okuyan imamlar.caminin temizligi ne para lazim diye esnafin yanina gidip DILENMESINLER(bu olaya bizzat sahit oldugum icin yaziyorum)istenen miktar 10 milyon liraydi 2007 de.ve böyle daha niceleri.
sakalli0727 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.10.09 , 13:43  
ZEUGMA-İNFİLAK
Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Ayrıntıları:


Mesajlar: 99
Bu vesileyle Camiler ve Din Görevlileri Haftası tüm Diyanet camiasına hayırlı olsun.Hafta dolayısıyla Nizibimizde de etkinlik vardı.Nizip Diyanet-Sen'in, Nizip Müftülüğü Konferans salonunda düzenlediği'Tebessüm ve Tefekkürle Hasbihal' konulu proğram görülmeğe değerdi.
ZEUGMA-İNFİLAK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.10.09 , 07:06  
davutozgul
Üye
 
davutozgul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2005
Ayrıntıları:


Mesajlar: 118
Sevgili Dost!
Nizip ilçemizde bahsettiğim yıllarda yani 30-35 sene öncesindeki sosyal doku,toplumun manevi dinamiklerle olan teşrik-i mesaisi...bütünüyle güzeldi.Modernizm,tüketim,varsıllık,imaj...herşeyimizi kirletti.Ogün gerçekten farklı bir misyonla kurulan ve farklı bir ruh hali ile tedrisine talip olduğumuz o mektepler de,okullar da artık yoklar.Onlar da biz de hepberaber kirlendik.Ve arınmak için aradığımız ırmak yüreğimizin içinde akıp durmakta!
Selam ve hürmetle...
davutozgul isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.10.09 , 07:58  
murat coşkun(hacimurat)
Üye
 
murat coşkun(hacimurat) - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Ayrıntıları:


Mesajlar: 84
murat coşkun(hacimurat) - MSN üzeri Mesaj gönder
sevgili hocam....
tesbitlerinizi tüm akl-ı selim sahiplerinin,sahibleneceği şüphesiz.....yıllardır vaaz ve hutbe dinleme eziyeti ile -sizin ifadenizle-mustarip ve muzdarip olan ben,,,sizin vaazınız ile o denli mesrur oldum ki..bunu anlatamam... imamlarımız hiç kusura bakmasınlar, dolu değiller ki bizlere bir şeyle anlatsınlar!tesbitleriniz bazı diyanet çevrelerince rahatsızlıkla karşılanabilir.ama diyanet camiası yahut dini çevreler artık kendilerini sorgulamak zorunda.çizginiz ve durmanız gereken yer ,durduğunuz yer olduğu kesin...sizi ilk dinlerken üstteki yazılarınızı o ilk günden ben hal dili ile okumuştum..bu yazınız hiç süpriz olmadı..Şöyle sordum" allahım bu adam ne kadar zor bir durumda? Resmi etiketi misyonu ve idealizmi tam bir tenakuz halinde...ortada her zaman olduğu gibi ,şekle takılmış bir cemaat ,bir toplum ,bir kurum sizden namaz kıldırmayı,kıssa anlatmayı,arabeskimsi teganniler bekliyor,,,kendisi bambaşka bir dünyada çırpınıyor.Durun kalabalıklar çıkmaz sokak ,diye haykırmak gereken onlarca durumla karşı karşıya...zor hocam zor..gerçekten zor..allah yardımcınız olsun...geleneksel çizgide imam olsaydınız,maddi rahat içinde olacaktınız..ama tercihize saygı duyuyorum..çırpınışızı duyacak ,feryadınızı duyacak dostluklar diliyorum size....
murat coşkun(hacimurat) isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.10.09 , 18:07  
davutozgul
Üye
 
davutozgul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2005
Ayrıntıları:


Mesajlar: 118
AZİZ DOST!
Durumun nezaketini tespit etmeniz,vakıayı doğru okumanızla ilgili.Elbette zor bir durum.Ama salim bir kafa ile düşündüğümüzde; kolay olan ne var ki?! diyesi geliyor insanın.Sen,ben,biz...elbette zorluk(lar) içindeyiz.Belki de bizi güzelleştiren,olgunlaştıran da bu olsa gerek.Beled suresinde "İnsan zorluk içinde yaratılmıştır" kavl-i kerim'i de buna işaret etse gerek.Herşeye rağmen yaşamaya,bu kubbe altında hoş bir sada bırakmaya çalışanlara ne mutlu.Onlardan olabilmek dileği ile...
Bu arada sevgili "Sakallı0727" kardeşimin ifadeleri benim meramımı tefsir sadedinde olmuş.Elbette keramet cübbe'de değil sevgili kardeşim.Ben de cübbenin dışında hangi elbise ile örtündüğümüzü ima ediyorum zaten.Elbise burada kinai(kinaye)olarak kullanıldı.Tıpkı Müddesir suresinde efendimize Rabbimizin "Ve siyabeke fetehhir" kişiliğini/elbiseni arındır temizle ...kavli gibi.Çırılçıplak insan olmak,imam olmaktan başka ne anlama gelebilir ki?Zira öncüler yiğit,cesur ve düz olurlar...Selam ve hürmetle...
Sevgili Sakallı0727 !
Kucağınızdaki bebeğe dikkatle bakın saatlerce bakın be kadar saf,yalın,içten...olduğunu göreceksiniz.İşte o çırılçıplak olan bebek nefha-ı ilahiyi taşıyan Ademin oğludur.Henüz Kabil-Habil değil.Henüz cübbelere bürünmemişler yani.Para mevzuuna gelince,biraz amiyane olacak ama;para delikanlılığı bozuyor maalesef!
"Zeugma-İnfilak" adlı kullanıcı kardeşimin Dyanet-Sen'den güzel bir haber aktarması bana nazire gibi olsa da, ben de,sevgili Zeugma'da,Murat Coşkun kardeşimizin de temas ettiği ızdırabı biliyoruz diye düşünüyorum.

Konu davutozgul tarafından (05.10.09 Saat 18:21 ) değiştirilmiştir..
davutozgul isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.10.09 , 22:29  
sakalli0727
Üye
 
sakalli0727 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Ayrıntıları:


Mesajlar: 1,161
sakalli0727 - MSN üzeri Mesaj gönder
cevabinizla demek istediniginizi daha net anladim hocam tesekkürler.hocam bu para olayina gelince ben bu olaylar yüzünden camiye bile gitmek icimden gelmiyor du türkiyedeyken.gözümle görünce de bile bile lades diyemezdim bu tip (paracil)hocalara.dolayisiyla onlarin arkasinda namaz kilmayi kendime yakistiramiyordum .hani burda en basitinden gidersek SEYTAN VESVESESI diyip isin icinden cikilabilir.ama daha önce o veseveseye neden olan olaylari ortadan kaldirmak lazim bence.ayrica agzini acinca ahiretten ,dünya malinin önemsizliginden söz eden imamlar(neden kendi söyledikleriyle hayatlari celisiyor)su an da almanyada yasiyorum ama yine ayni durum burda da söyz konusu (örnegin yemek dagitiliyor,dagitilan yemegin yarisi dökülüyor(bu olaylar camii icinde oluyor) kuranin hangi ayetinde oldugunu unuttum ama bir ayette söyle buyuruyor Cenabi ALLAH>>>yiyiniz iciniz israf etmeyiniz.ve o israflikta gözüm hocayi ariyor o kendi derdinde.aslinda ben bu veseveseye düsmeden gelip uyarmasi lazim cemaati.ama yok yok yok tanidigim 20 tane kendini hoca sanan yada imam sanan kisi vardiysa bunun 19 u bana göre söyledikleriyle ve yasadiklariyla tezatlik icindeydiler.o nun icin bana ne önerebilirsiniz hocam ben gercekten de günde bir kitap okumadan uyumam.(genel de kisisel gelisim, tarih fikih )okudukcada daha cok gicigima gidiyor bu anlattigim tipteki hocalar
__________________
MeLeq ŞeyTAn oLurSa....
sakalli0727 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07.10.09 , 09:39  
modali_zade
Üye
 
modali_zade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Ayrıntıları:


Mesajlar: 5
hocam yine döktürmüşsün ellerinden öperim teyzeoğlun ibrahim halil..gaziantepten istanbula zembiller dolusu selamlar
modali_zade isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yorum
Bu konuya mesaj yazabilmek ve resimleri rahat görebilmek için üye olmalısınız.
Üye olmak için tıklayın
Eğer zaten üye iseniz, üstten üye girişi yapınız.

Eğer Şifrenizi Unuttunuzsa buraya tıklayarak şifrenizi yenileme sayfanıza gidiniz.

Kısa Linkler

Benzer Konular
Makale Makaleyi Yazan Kategori Yorumlar Son Mesaj
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Subutay Gönül Bahçesi 3064 05.09.10 15:29
Nizip'in Yarım Yüzyıllık Efsanesi:Hafız İmam mehmetnezirg Din Büyüklerimiz 16 29.02.08 07:23
arkadaşlar sevdiğinizi düşündüğünüz zaman aklınıza gelen sözleri buraya yazın... only_love Gönül Bahçesi 194 03.01.08 22:20
Kurban Bayramınız Mübarek olsun Hasan Hoca Dini İçerikli Konular. 48 26.12.07 14:44
Kandiliniz Mubarek Olsun Mustafa Bilici Dini İçerikli Konular. 32 29.08.07 14:45


Etiketler
bari, birşey, imam, olamazsa, olsun!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:52 .

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan www.nizip.com Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. www.nizip.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için admin@nizip.com adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde www.nizip.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Nizip.Com
track webpage traffic
Behind Enemy Lines